Sürü - Frank Schatzing Hakkında




Kitap Hakkında: Frank Schatzing – Sürü

Bu yazım Frank Schatzing isimli yazarın Sürü isimli kitabı hakkında. Aslında biraz içeriğinden, biraz okurken nasıl hissettirdiğinden, biraz da kitabı okurken kendimi düşünmekten alamadığım ve ah keşke diye içerlediğim bazı duygulardan bahsedeceğim. 
Bu yorumlarda benim bilmediğim ya da göremediğim yanlar olursa yorum ve yazılarınızla bana yardımcı olmanızı çok isterim.

Frank Schatzing 1957 Almanya doğumlu bir bilim kurgu yazarı. Birçok kitabı, yanlış hatırlamıyorsam birde filmi vardı. Filmini izlemedim fakat birkaç kitabını okuma fırsatı buldum ve bunların içinde de en etkilendiğim kitabın Sürü olduğunun kesinlikle altını çizerek söyleyebilirim.

Kitabın konusundan bahsedecek olursak, Peru Sahilinde bir balıkçı kaybolur. 
Norveçli petrol arama uzmanları deniz tabanında yüzlerce kilometrekarelik alanın garip organizmalar tarafından işgal edildiğini keşfederler. Bu sırada İngiliz Kolombiya’sı sahili boyunca balinalar korkutucu bir değişim geçirir. Olayların birbirleriyle hiçbir alakası yok gibi görünmektedir. Ama tesadüflere inanmayan iki bilim adamı, bu durumun kaynağını araştırırken en korkunç kâbuslarıyla yüz yüze gelecektir.

Öncelikle kitap ilk bakıldığında 800 sayfa olması nedeniyle kitap kurdu olmayan okuyucuların gözünü korkutsa da kitaba başladığınızda elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Tabiri caizse dünya yıkılsa umurunuzda olmayacak. Bu arada bilmiyorum yalnızca ben mi keşfettim ama benim bu kitabı okurken size naçizane bir tavsiyem var. Mutlaka Google’dan faydalanın. Nedenine gelince, aslında dediğim gibi kitap ile ilgili verdiğim her ekstra bilgi sanki heyecanını kaçırıyormuş hissi verse de önemli ve kitaptan daha çok zevk almanızı sağlayacağını düşündüğüm için bu bilgileri paylaşıyorum.


Ben kitabı okurken hali hazırda dünyanın her yerini ve kitapta bahsedilen her araç gereç ya da mekânı bilmediğimden "burası neresiymiş?" ya da "bu makine nasıl bir şeymiş?" diye Google de araştırma yaparak okudum. Kitabın özelliği ise şurada başlıyor; yazılanların hepsi gerçek. 
Genel hatları ile baktığınızda hayal ürünü olan bir kitap olsa da gerçeğe bu kadar iyi uyarlanmış olması oldukça şaşırtıcı. Örneğin, kitapta bir petrol platformundan bahsediliyor. İsmini Google'a yazdığınızda hoop petrol platformu karşınızda. Tüm hat ve şekil aynen kitapta tarif edildiği gibi; geçmişte platformun üzerinde yaşanan bazı olaylardan bahsediliyor, araştırıyorsun, o da gerçek. Bahse konu olan coğrafyaları Google Maps'ten kuş bakışı gezdiğinizde anlatılan hikâye kafanızda film tadında oluyor.


Kısacası bu kitap ile hala tanışmadıysanız biran önce başlayın derim. Gelelim kitabı okurken ah keşke dediğim meseleye. Daha detaylı bilgi vermekten kaçınarak şöyle söylemek isterim, Türkiye için daha çok çalışıp bilim konusunda kendimizi geliştirmemiz lazım. Sadece dünya üzerinde önde gelen bilim dallarında değil daha spesifik konularda daha detaylı hatta tekel olacak şekilde kendimizi geliştirmemiz lazım. Gelişimin ölçüsü ne olacak diye sorarsanız herhangi bir Avrupa devletinin küçük bir kasabasındaki yazar, bilimsel yada kurgu bir kitap yazdığında Türk Bilim Adamları ifadesini kullanmadığında tuhaf karşılandığı zaman biz bilimde ilerlemiş olacağız…



E-Mail Aboneliği:
*E-Mail adresinize gönderilecek maildeki onay linkine tıklamayı unutmayın*
Share on Google Plus

Yazar Hakkında : Fatih Kabaca

Teknolojiden ve getirdiği yeniliklerden faydalanmayı seven çok okuyan çok dinleyen araştıran ve sürekli bir gelişim merakıyla nefes alıp veren biri... Detaylar için

0 coment�rios:

Yorum Gönder

Burada değerli yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.